top of page
  • Yazarın fotoğrafıFatma Süreyya ÖLMEZTOPRAK

KİRACI KAT MALİKLERİ KURULU KARARININ İPTALİNİ İSTEYEBİLİR Mİ?

T.C.

YARGITAY

20. Hukuk Dairesi

Esas No: 2019/3269

Karar No: 2019/6235

Karar Tarihi: 04-11-2019


Dava dilekçesinde, anataşınmazda 72 bağımsız bölümün bulunduğunu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 34. maddesi ile 41. maddesinde belirtilen sayı ve arsa payı çoğunluğunun sağlanmaması nedeniyle Yargıtay kararları gereği yok hükmünde olan 14/10/2012 tarih B 202 Blok .... bulunan kat malikleri toplantısında yapılan 2012-2013 dönemi içerisinde görev yapacak olan yönetici, denetçi blok temsilcileri seçimlerinin ve ilgili toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi ve yönetici atanması istenilmiştir.


Dava kat malikleri kurulu toplantısının iptali istemine ilişkindir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi "Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz" hükmü düzenlenmiştir. Ana kural bu olmakla birlikte anataşınmazda kat maliki olmayıp da bir bağımsız bölümde kira sözleşmesine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir nedene dayanarak sürekli bir biçimde yararlanan kimseler de 33. madde hükmünce mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilirler. Ancak bunlar, bu konuda kat maliki gibi geniş haklara sahip değillerdir. Bu kişilerin kat malikleri kuruluna karşı dava açmak için alınan kararın özel bir çıkar ile ilgili olması, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte bulunması gerekir. Somut olayda, davacı b22 blok 39 nolu bağımsız bölümü Başbakanlık Toplu Konut İdaresinden taşınmaz satış vaadi ile 12/08/1994 tarihinde almış, o tarihten bu yana taşınmazın sürekli yararlanan olarak zilyeti bulunmaktadır. O halde mahkemece iptali istenilen toplantılarda davacının hukuki yararını etkileyen kararlar alınıp alınmadığının denetiminden sonra davacının dava açma hakkı bulunup bulunmadığı hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davacının kat maliki olmadığından davanın aktif husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page