top of page
  • Yazarın fotoğrafıFatma Süreyya ÖLMEZTOPRAK

AZ HASARLI TAŞINMAZDA DAİN-İ MÜRTEHİNİN MUVAFAKATI ARANMAZ

T.C.

YARGITAY

17. Hukuk Dairesi

Esas No: 2019/4447

Karar No: 2020/3225

Karar Tarihi: 08.06.2020

Davacı vekili, davacıya ait iki ayrı dairenin davalılar tarafından zorunlu deprem sigortası ve aşan zararlar için ihtiyari deprem sigorta poliçeleri ile sigortalandığını, Van İli'nde gerçekleşen depremde oluşan hasardan davalıların sorumlu olduğunu, konutların işyeri olduğu gerekçesiyle davalıların ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL. hasar ve güçlendirme tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 24.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle, davalı DASK'a yönelik taleplerini 35.427,00 TL'ye yükseltmiştir.


Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.


Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacıya ait konutlar için düzenlenen poliçelerde dain-i mürtehin kaydı ve taşınmaz üzerinde ipotek hakkı bulunan bankanın tazminatın davacıya ödenmesi konusunda verdiği muvafakat şartlı olduğu ve geçerli olmadığından davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


1-Dava, zorunlu deprem sigorta poliçesi ve ihtiyari deprem teminatlı işyeri sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.


Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1456/1. maddesinde "sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.


4721 sayılı Medeni Kanun'un 879. maddesinde de "muaccel olan sigorta tazminatı, malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir; sigorta tazminatı taşınmazın eski hale getirilmesi için harcanacaksa, malik tarafından yeterli bir güvence gösterilmesi koşuluyla kendisine ödenir" denilmek suretiyle, benzer yönde düzenleme yapılmıştır. Bu yasal düzenlemeler gereği; sigortalı mal üzerinde sınırlı ayni hakkı bulunan alacaklı, sigorta tazminatı üzerinde öncelikli hak sahibi olmakla birlikte, sigorta tazminatının sigortalı malın eski hale getirilmesinde kullanılacak olması ve sınırlı ayni hak sahibinin hakkının korunması amacıyla yeterli güvence gösterilmesi halinde tazminat sigortalıya ödenebilecektir.


Davacı, sigortalı iki ayrı taşınmazında orta derecede hasar tespit edildiğini belirterek, bu hasarın onarımı için gerekli bedelin tahsilini talep etmiş; inşaat mühendisi bilirkişiden alınan raporda da binanın güçlendirilmesi için gerekli bedelin 35.427,00 TL. olduğu tespit edilmiştir. Davacının iddia ve istemi ile anılan bilirkişi raporundan, sigortalı taşınmazlarda kısmi hasar oluştuğu anlaşılmaktadır.


Diğer yandan; poliçelerde dain-i mürtehin kaydı bulunan dava dışı Türkiye Finans Katılım Bankası lehine taşınmazlar üzerinde ipotek (2007 ve 2010 yıllarından beri) bulunduğu; banka tazminatının kendilerine ödenmesi koşulu ile muvafakatları olduğunu bildirmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine bu banka tarafından, kredi ödemelerinde herhangi bir sorun yaşanmadığı ve taksitlerin zamanında ödendiğinin bildirildiği görülmektedir. Bu itibarla; kredi alacağı için sigortalı taşınmazlar üzerinde ipotek hakkı bulunan dain-i mürtehin bankanın alacak hakkında risk oluşturacak bir durum bulunmadığı; banka alacağının ipotek ile koruma altında olduğu ve sigortalı malda oluşan hasarın da kısmi hasar olduğu gözetilerek, rehin hakkı sahibinin davaya muvafakatinin gerekip gerekmeyeceğinin somut olaya göre değerlendirilmesi gerekir.


TTK'nun 1456. ve TMK'nun 879. maddesi gereği, davacı tarafından kredi borcu düzenli biçimde ödendiğinden, sigortalı malın sahibinin yeterli güvence göstermesi şartı ile kısmi hasar hali için sigorta tazminatının malın eski haline getirilmesinde kullanılması şartı, somut olayda gerçekleşmiştir. Bu sebeple de; dain-i mürtehin bankanın davaya muvafakatinin bulunmasını aramaya gerek olmaksızın, davacının talep edebileceği zarar miktarı belirlenip karar verilmesi gerekir.


Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davacının sigortalı taşınmazlarında oluşan hasarın kısmi hasar olduğu ve mal üzerinde sınırlı ayni hak sahibi olan dain-i mürtehin bankanın haklarına halel getirecek bir durumun bulunmadığı dikkate alınarak, davacının aktif dava ehliyeti bulunduğunun gözetilmesi; daha önce alınan rapordaki hesap biçimi hatalı olduğu ve ZDS Genel Şartları'nın B.3.1 maddesine göre zararın belirlenmesi gerektiğinden, davacıya ait sigortalı taşınmazlarda oluşan hasarın onarımı için gerekli bedelin ne kadar olacağı (davalılar gerçek zararın gideriminden sorumlu olduğundan) hususunda, konusunda uzman başka bir inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.


2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin karşı vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.


SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page