top of page

Avukatlık Ücreti- Sözleşmenin bir kısmı geçersiz ise de alt sınır olarak belirlenen ücret geçerlidir.

  • Yazarın fotoğrafı: Fatma Süreyya ÖLMEZTOPRAK
    Fatma Süreyya ÖLMEZTOPRAK
  • 5 gün önce
  • 4 dakikada okunur

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi


Esas Yıl/No: 2024/1677


Karar Yıl/No: 2025/1231


Karar tarihi: 03-03-2025


İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİ - DAVACI İLE DAVALILARIN MURİSİNİN MAHKEME İLAMININ TAPUYA TESCİLİ KONUSUNDA ALT SINIR TAYİN EDEREK AVUKATLIK ÜCRETİ ÖDENMESİ KONUSUNDA ANLAŞTIKLARI - SÖZLEŞMENİN TÜMÜNÜN GEÇERSİZ SAYILAMAYACAĞI - HÜKMÜN ONANMASI


ÖZET: Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle sözleşmenin davalıların murisinin iradesi hilafına doldurulduğunun davalılarca ispatlanamamasına, davacı ile davalıların murisinin Mahkeme ilamının tapuya tescili konusunda alt sınır tayin ederek avukatlık ücreti ödenmesi konusunda anlaşmalarına, 1136 sayılı Kanun'un 163. maddesi uyarınca sözleşmenin tümünün geçersiz sayılamayacağının anlaşılmış olmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.


(6100 S. K. m. 370) (1136 S. K. m. 163, 164)


Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA


Davacı vekili; müvekkilinin davalıların miras bırakanı F.A.'nın vekili sıfatıyla 25 yıl avukatlığını yaptığını, 1992 yılında Ankara Yenimahalle Çayyolu köyünde bulunan 344 parsel sayılı taşınmazdaki bir kısım payların iptali ve vekileden adına tescili için dava açtığını ve davanın 1994 yılında sonuçlandığını, tapudaki malik isminin farklı olması nedeniyle muris adına tescilin yapılamadığını ve avukatlık ücretinin ödenmediğini, 28.09.2010 tarihinde davalıların murisi ile avukatlık sözleşmesi tanzim edilerek 800.000,00 TL den az olmamak üzere ilgili arsada iş sahibi adına tescil edilecek hisse bedelinin % 25'inin ücret olarak kararlaştırıldığını, 03.05.2011 tarihinde hissenin muris F.A. adına tescilinin sağlandığını, ücretin ödenmesi konusunda arsanın satışının beklendiği aşamada iş sahibinin vefat ettiğini, kararlaştırılan vekalet ücreti için davalılar hakkında başlatılan icra takibine mirasçılardan bir kısmının itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.


II. CEVAP


Davalılar vekili; ücret sözleşmesinde işin konusunun Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/815 E., 1994/898 K. sayılı kararının iş sahibi adına tapuya tescilinin sağlanması olarak yazıldığını, sözleşme tarihinin 28.09.2010 olduğunu, işin bitmesi ile ücretin muaccel hale geldiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, sözleşmenin geçerli olmadığını, matbu boşlukların sonradan doldurularak hazırlandığını, imza ve paraf bulunmadığını, imza ile yazıların aynı tarihte yazılmadığını, işin konusu ile ücret arasındaki edimler arasında aşırı oransızlık olduğunu, sözleşmeyi imzalayan kişinin sözleşme tarihinde 82 yaşında olduğundan kendisine yasal temsilci atandığını savunarak; davanın reddini, davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.


III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI


İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu vekalet ücreti alacağının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, alacağın muaccel olduğu tarih ile dava tarihi itibarıyla eldeki davada anılan sürenin dolmadığı, davacı ile davalıların murisi arasında yapılan ücret sözleşmesinde, Ankara İli, Çayyolu Köyü, 344 parsel nolu arsada işsahibi adına tescil edilecek hisse bedelinin % 25'inin ücret olarak belirleneceğinin kararlaştırıldığı, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde yazılı '..Dava veya hükmolunacak şeyin değeri...' ifadesine uygun olarak davalılara sağlanan menfaatin tapu iptal ve tescil davasındaki harca esas değer üzerinden sözleşme vekalet ücretinin hesaplanması gerektiği, hisse bedelinin % 25'inin ücret olarak belirleneceğine ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz olduğu, bu nedenle davacının sözleşmeye dayalı alacak talebinin yerinde görülmediği, davacının davalılardan talep edebileceği avukatlık ücretinin 2011 yılındaki AAÜT'nin birinci kısım ikinci bölüm 2. bendi gereğince, belirtilen iş nedeniyle davacı tarafın talep edebileceği 385,00 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2014/23822 sayılı takip dosyasındaki 385,00 TL alacak yönünden davalıların itirazlarının iptaline, takibin belirtilen miktar üzerinden devamına, belirtilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.


IV. İSTİNAF


Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 163. maddesine göre avukatlık sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği, bu sözleşmenin tümünü geçersiz kılmayacağını, konusu sözleşmenin bir bölümü geçersiz ise de, aynı sözleşmedeki 800.000.00 TL'den az olmamak üzere şeklindeki kararlaştırma karşısında, sözleşmenin ücrete ilişkin alt sınır olarak belirlenen bu miktar üzerinden geçerli olduğunun kabulünün gerekeceği, davacının talebinin de 800.000.00 TL avukatlık ücretinin ödenmesi olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2014/23822 E. sayılı icra takibi dosyasına yapılan itirazın 800.000,00 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, belirtilen alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.


V. TEMYİZ


A. Temyiz Sebepleri


1. Davalı ... vekili; alacağın zaman aşımına uğradığını, takibin dayanağı olan sözleşmenin geçerli olmadığını, sözleşmenin birinci maddesinde ilgisiz bölüme ve araya sıkıştırılarak ilave edildiği açık olan bölümün iş sahibinin imzasından sonra doldurulduğunu, davacının vekil olarak ilamın tapuya yazdırılması için ayrıca ücret talep edemeyeceğini, avukatlık ücret sözleşmesinin konusu olan mahkeme kararının tapuya tescilinin sağlanması işinin avukatlara münhasır işlerden olmadığını, bu nedenle genel hükümlere göre bir vekalet sözleşmesinin söz konusu olduğunu, takibin dayanağı olan sözleşmede gabin mevcut olduğu iddialarının değerlendirilmediğini, sözleşmede yer alan tapuya tescil işleminin para ile ölçülebilen hukuki yardım olmadığını, Mahkemece taraflarınca sunulan, davacı tarafından müvekkilinin


murisine verilen 30.15.2006 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli senedin dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.


2. Davalılar Şerife ve Nejla vekili; vekalet ücreti alacağı için uygulanacak 5 yıllık zaman aşımı süresinin ilamın kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başladığını, kararın 26.09.1994 tarihinde kesinleştiğini, vekalet ücretinin zamanaşımına uğradığını, takibin dayanağı olan sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmede işin konusu ve ücreti kısmının ilgili bölümde açıkça yazıldığını, sözleşmenin birinci maddesinde ilgisiz bölüme ve araya sıkıştırılarak ilave edildiği açık olan bölümün işin konusuna aykırı olduğunu, bu şekilde doldurulmuş bir sözleşmenin geçerliliğinin ancak arada doldurulmuş kısımların paraf edilmesine bağlı olduğunu, bu nedenle sözleşmenin geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının vekil olarak dava sonunda ilamın tapuya yazdırılması için ayrıca ücret talep edemeyeceğini, sözleşmede aşırı yararlanma olduğunu, taraflarınca sunulan senede göre davacı avukatın müvekkillerinin murisinden borç aldığını, borçlu olunan birinden alacaklının borç almasının, borcu alacağına mahsup etmeyip üzerine borç bedeli miktarlı senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.


B. Değerlendirme ve Gerekçe


Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.


Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle sözleşmenin davalıların murisinin iradesi hilafına doldurulduğunun davalılarca ispatlanamamasına, davacı ile davalıların murisinin Mahkeme ilamının tapuya tescili konusunda alt sınır tayin ederek avukatlık ücreti ödenmesi konusunda anlaşmalarına, 1136 sayılı Kanun'un 163. maddesi uyarınca sözleşmenin tümünün geçersiz sayılamayacağının anlaşılmış olmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.


VI. KARAR


Açıklanan sebeplerle;


Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,


Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,


Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,


03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page